Arkeometri Nedir ?
Arkeometri Sir Christopher Hawkes tarafından, yayımına
1958'de başlanan History of Art at
Oxford ve Arkeoloji Araştırma Laboratuarı
bülteninin ismi olarak bulunmuş bir kelimedir.
Arkeometri kelimesi arkeoloji ve metric (Grekçe meitron
kelimesinden "ölçme işlemi" bir ölçüm) kelimelerinin birleşiminden meydana
gelmiştir ve arkeolojik buluntuların değerlendirilmesinde kullanılan ölçüm
veya sistemler anlamına gelmektedir.
Bu kelimenin ikinci kısmının arkaik olarak gösterilen
anlamı arkeologlarla fizik ve tabii bilimciler arasında ortak bir yüzey
temin etme konusunda arkeometrinin rolü ile anlam kazanmıştır. Çok kısa
olarak arkeometri, arkeolojik verilerin fiziksel ve kimyasal metodlarla,
matematiksel modelleme, istatistiksel analiz ve bilgi edinme teknikleri ile
değerlendirilmesi şeklinde açıklanabilir.
Arkeometri'yi çeşitli disiplinlerin Arkeoloji'de ortak
çalışması diye özetleyebiliriz. Bu disiplinlere Antropoloji,
Zooloji, Botanik, Biyoloji, Biyokimya, Keramoloji, Metalurji, Malzeme
Bilimi,Yerbilimleri, Fizik, Kimya, Matematik, İstatistik, Bilgisayar
Bilimleri ve çeşitli tarihleme metodları örnek olarak sayılabilir.
Eskiden Arkeometri denince sadece arkeolojik seramik üzerine yapılan
çalışmalar kasdedilirdi.
Arkeolojide oluşan somut bir soru üzerine, bu sayılan
displinlerden biri veya birkaçı arkeolojiyle ortak çalışmalar
yapabilmektedir.
Arkeolojik çalışmaların başlangıcı çok eski zamanlara
dayanmaktadır. Bununla birlikte bu bahsedilen disiplinlerin kullanımı ve
uygulanması ortalama olarak son 50 yıldır büyük bir gelişme göstermiştir.
Arkeoloji sosyal bir bilimdir. Ancak arkeolojik
araştırmalarda kullanılan bazı verilerin elde edilmesi ve incelenmesi için
çeşitli fenni bilimlere başvurulmaktadır. Örneğin metal buluntulardan alınan
örneklerin elektron mikroskobuyla incelenerek yapım tekniklerinin
araştırılması, seramiklerin kesitlerinin alınıp kullanılan kilin yatağının
belirlenmesi, seramik kaplardaki mikroskobik miktardaki yemek artıklarının
analiz edilip tanımlanması arkeometri bilminin işidir.
Organik veya inorganik materiyalleri Radyakarbon(C-14),
Dendrokronoloji, Elektron Spin Rezonans(ESR), Termolüminesans(TL) ve OSL
gibi arkeometrinin en önemli uygulamaları arasında sayılabilecek yöntemlerle
tarihlendirmek mümkündür.
Arkeolojik bulguların tarihlendirilmesinde kullanılan
bazı yöntemler:
Potasyum Argon Metodu (KA):
Radyoaktif
olan bir maddenin (potasyumun) radyoaktif olmayan Argon40 gazına dönüşmesi
olayıdır. Özellikle jeolojik tabakalar içinde bulunan fosil kalıntılarına
uygulanır. 100.000 yılı aşkın volkanik kayalara da uygulanmaktadır.
Radyokarbon Metodu (C-14):
1955' te
Amerika'da Chicago Üniversitesi'nde W. Libby ve arkadaşları bu metodu
uygulamışlardır. Bu tarihten itibaren en geçerli, en yaygın trihlendirme
metodudur. Özellikle tarih öncesi arkeolojide kullanılır.
Tüm organik maddelerde bulunan radyoaktif karbonun,
bunların canlılıklarını kaybetmelerinden sonra belirli bir tempoda azaldığı
gözlenmiştir. Bu oran bilindiğinden, bulunan organik maddenin yaşı, bu
gözönünde tutularak bulunur. Ölçülere göre yaklaşık olarak organik
maddelerin ömürlerinin yarısı boyunca yılda 5568 karbon kaybettikleri
anlaşılmıştır.
Bu temel üzerine hesaplar yapılmaktadır. Fakat 5568'in
sonradan 5730 (yarı ömür) olduğu saptanmış, yine de eskiden
vazgeçilmemiştir. Sakıncalı yanı tam doğru netice vermemesidir. Nedeni de
atmosferin her zaman aynı miktarda karbon ihtiva etmemesidir.
Dendrokronoloji:
Amerikalı A.E. Douglass
tarafından bulunan, ağaç gövdelerinin enine kesitinde görülen yıllık halka
tabakalarının incelenmesine dayanan tarihlendirme yöntemidir.
Ağaçlar her yıl gövdesinde yeni bir halka oluşturur. Bu
halka bol yağışlı yıllarda kalın, az yağışlı yıllarda ince olur. Douglass
eski evlerde kullanılan ağaçlardan özel bir teknikle kesit alarak,
üzerlerindeki halkaları sayıp yaoıların tarihini saptamayı başarmıştır.
Termolüminesans Metodu:
Taş, keramik,
cam gibi kristal yapıya sahip maddelerin içindeki enerji birikimleri
ısıtıldıkları zaman, bu enerji birikimleri ışık olarak çıkar.
İncelenecek madde önce ışınlarla bombardıman edilir, 100
santigraddan itibaren ısıtılır. Bunu takiben radyasyaon verilir. Elde edilen
keolojik doz yıllık doza bölünerek maddenin yaşı tesbit edilir.
Obsidien aletlere uygulanan hidrasyon hızına göre yaş
tayini, pişmiş toprakların mıknatıslanma derecesinin ölçülmesi, fosilleşmiş
kemiklerin flüor bakımından incelenmesi, flora gelişmesinin incelenmesiyle
bazı arkeolojik çevrelerin tarihlerini tesbit etmeye yarayan palinoloji ya
da polen analizi de (polenlerin bulunduğu tabakadan iklim anlaşılır) yine
arkeolojik tarihlendirmelerde yararlanılacak yöntemlerdir. Ayrıca mimaride
de bazı özellikler kronolojik bir gelişim göstererek tarihlendirmede ipucu
verirler.
|