|
 |
| |
|
|
|
|
Arkeoloji
Konuları |
|
Arkeoloji, Gizem Kütleri, Antropoloji, Arkeobotanik, Arkeometri,
Archeology, Mystrey Cults |
|
|
Arkeoloji ;
"Eski kültür ve uygarlıkları, onlardan kalan maddi
kalıntıları açısından inceleyen; yer ve zamanını saptamakla
uğraşan bir bilimdir".
ELEKTRİKSEL GÖRÜNTÜLEME VE POTANSİYEL ODAKLAMA<
Yeni
bir çok elektrotlu dizi kamyonu, simülasyon çalışması ve arkeolojik prospeksiyon arazi testleri.
Arkeoloji,pedoloji ve çevresel çalışmalar için uygulanan pek çok fiziksel
araştırmalarda elektriksel metotlar uygulanmaktadır.Bu yöntemler, uygulaması
kolay ,pek pahalı olmayan ve bilgilendirici sonuçlar veren yöntemlerdir.
Biz,
çok elektrotlu sistemleri kullanırken seçilebilecek farklı hedefler arasında
en detaylı araştırmayı ve en izotropik sonucu elde etmek ve yüzeysel
gürültüyü(sesi)ortadan kaldırmak için bir dizi elektrotu ölçümlerini,
sistemi benimsemekteyiz. Buda; odaklama kavram adı verilen yüzey ölçümüne
dönüştürülmesiyle elde edilir.Böylece “ Potansiyel Odaklama “ kavramı ortaya
çıkar.Bunun avantajları üzerinde bir test alanında ve iki arkeolojik bölgede
yapılan arazi denemeleri ve sentetik modeller kullanılarak çalışmalar
yapılmıştır.
Bu
araştırmalardan şu sonuca ulaşabiliriz; Kutup – kutup dizisine bağlı ve dört
potansiyel elektrotla çevrili merkezi bir elektrottan oluşan çok basit bir
sistem bu amaca ulaşmak için iyi bir yoldur.
Rezistivite ve log basit bir sistem bu amaca ulaşmak için iyi bir
yoldur.Rezistiv log üzerine 40 yıl önce yapılmış bir çalışmaya dayanarak
odaklama terimine ve isohopik odaklama için IFMPP adı verilen yeni bir
diziyi muhafaza etmekteyiz.
Arkeolojide yada genel olarak bütün yüzeye yakın çalışmalarda yapılır. Pek
çok jeofizik çalışmalarda ve araştırmalarda elektriksel metotlar
kullanılır.Bunların pek çok farklı durumlarla uygulanması kolaydır.Pek
pahalı metotlar değillerdir.Ayrıca geniş çaplı direnç çeşitlemelerine bağlı
olarak genellikle bilgilendirici sonuçlar elde edilmektedir.Genellikle
kullanılan elektriksel direnç dizileri; Wenner, dipol – dipol, pole – pole
tiptedir.Daha detaylı araştırmaları gerçekleştirmek için yedek sistemlerde
gerçekleştirilmiştir.( Hesse at 1986) Yine de son yıllarda pek
çok yazar çok elektrotlu ayrıkları önermişlerdir.Alt yüzey maden
aramalarında kullanılan bu aygıtlar iki kavrama tekabül eder.
- Elektriksel
profil ve sesin, alt toprağın üç boyutlu yapısını tanımlayabilmek için aynı
anda gerçekleştirilmesi.
-
Şu ana kadar sondaj uygulamalarında elektriksel log ile
sınırlandırılan odaklama.
Üç
boyutlu bilginin elde edimini kolaylaştırmak amacıyla pek çok sistem
geliştirilmiştir.Bunların birkaçı da piyasaya sürülmüştür. Bazıları panel
sistemler gibi
“ statik”
çok elektrotlu aygıtlar ( DYD,IRIS,ABEM,CAMPUS ) son zamanlarda
arkeolojik ve pedelojik yapıların denetleme ve tamamlanması için en uygun
seviyeye getirilmiş bir dizayn ile yeni bir değişimli çok kutup üzerinde
çalışılmıştır.( Vol-de-carad,MUCED)
Aynı
zamanda, yeni araçlar geliştirildiğinden verilerin yorumu için çeşitli
yöntemler bulunmuştur. Buna en son örnek 3D inversion algaritma.Ancak bu
algaritmalar zaman alıcıdır ve bu yüzdende yüksek kapasiteli bilgisayarlar
gerektirir.Bu yüzden verilerin yorumundan önce,imgelerin mümkün olduğunca
iyi elde edilebilmesi için yapıların tamamlanmasında yeni dizilere ihtiyaç
olduğu ortaya çıkmıştır. Bu amaca ulaşmak için en yüksek seviyede sonuçlar
veren bir dizi geliştirilmelidir.Ortaya konan fikir yer yüzeyine olan direnç
ölçen elektrot dizilerini uygulamaktadır.İlk bölümde odaklama kavramını
tanıyacağız ve onun yüzeyden elde edilen ölçümlere dönüştürülmesini
önereceğiz.Sonra (3D) üç boyut sayesinde elde edilen teorik çalışma
sonuçları IEMPP adı verilen yeni bir ürünün yararını gösterecektir.Son
olarak ilk alan denemeleri similasyon çalışmasının sonuçlarını
doğrulayacaktır.
ODAKLAMA KAVRAMI :
Odaklama kavramı 1940’lı yılların sonuna doğru tanımlanmış ve 1951’den beri
sondaj delikleri direnç ölçümünde kullanılmaktadır ( Doll,1951,1953 )
Buda hem dikey çözüme,hem de radyal mesafe tetkikini arttırmak için birkaç
potansiyel ve enjeksiyon elektrotunun kullanımını kapsar.
Lateralog 7 ( 117 ) ve Microlatdog (M11),sondaj deliklerinde elektriksel
ölçümler için kullanılan bilinen araçlardır.117 üç akım elektrotu ve dört
potansiyel elektrottan oluşur.Merkezi elektrot akımı sabit tutulurken iki
uç elektrot,iki akım elektrotu arasına yerleştirilen duyarlı elektrot
çiftleri arasındaki 0 potansiyel farkını elde edebilmek için dalgalanmaya
maruz bırakılır.
M11
‘de düzenli elektrotlar merkezi elektrot etrafında üç eksenli daire ile yer
değiştirilir.Bu kavram sondaj borusunun araç, çamur kalıbı ve dondurulmuş
alan gibi silindirik simetrik zararlara maruz kaldığı tabakalı ortamı ifade
eder.Modeli oluşturan kişi gerilimde bir simetri elde etmeyi tercih ettiği
için ölçümleri sürekli değişen, üç akım kaynağıyla taşınan gerilimleri her
akım kaynağının genliği ve bunların toplamındaki ağırlıkların analog
toplamına tekamül eder.
Bu
kavramın yüzey ölçümüne dönüştürülmesi karmaşıktır. Ve çeşitli faklılıklar
göz önünde bulundurulmalıdır.Bu konu daha önce ( Brizzdcri ve
Bernobini 1999 ) tarafından tartışılmıştır.
-
Son zamanlarda çeşitli kanallardan elde edilen verilerin kayıt işlemi
zor değildir.Benzer servo-control ‘ün hiçbir avantajı yoktur.Verilerin elde
edilmesinden sonra işleme konulması sürecinde değişen toplamlar ihtimalini
göz önünde bulundurmak gereklidir.
-
2D ( iki boyutlu ) ölçümlerde,açık bir eş yönsüzlüğe yol açmamak için
iki yön X ve Y son ölçümde aynı ağırlığa sahip olmalıdır.Bu yer
değiştirmenin amacı araştırmanın derinliğini arttırmak ve ham derin ham
yüzeysel duyarlılığı azaltmaktadır.
Araştırmanın derinliği,iki tamamlayıcı yaklaşımla tanımlanabilen deneysel
bir görüştür.Bir yanda ölçümde hesaba katılan arazinin kalınlığına tekamül
eder, öte yanda yüzeysel bir şeklin tepkisi ile daha derin bir şeklin
tepkisi arasındaki oranın verilen bir başlangıçtaki sabit kaldığı derinlikle
açıklanabilir.
Bu alt
yüzey keşfi için odaklanmış diziler çalışmasında daha önce açıklanan kavram
kutup-kutup (pole-pole) dizisine uygulanmaktaydı.( Jockson 1981 )
Mıcrdaterclog elektrotların (halka biçimindeki) diometrik pozisyonlarda
birkaç taterolga 7 ile değiştirileceğini göstermiştir. Bu halkalar ortak
merkezle çemberler boyunca birkaç uç elektrotlarına denktirler.Bu nedenle ve
izotropi uygunluğu nedeni ile uç kaynaklar konusuyla sınırlandırılmıştır.
Başlangıç konfigirasyonun odaklamanın etkisini en üst seviyeye çıkarmak için
ölçüm elektrotu etrafındaki iki ortak merkezli çemberden oluşur.
Farklı
düzenlemeleri olan sistematik testler optimal ve en kolay konfigirasyonun
belirlenmesine imkan verir.Özellikle düzenli bir grid ( x, y ) kadar
elektrotlar iyi sonuç vermiştir.Ancak simetri nedeni ile akım
elektrotlarının gerilim elektrotları etrafındaki bir çembere yerleştirilmesi
daha ilginç olacaktır.Karşılıklı ilkesi(principle of reciprocity) enjeksiyon
ve gerilim elektrotlarının rollerinin değişimine imkan verir,yani ölçüm
noktası etrafındaki çok enjeksiyonlu bir çok-elektrotlu sistem,birkaç
gerilim elektrotuyla çevrili tekbir enjeksiyon elektrotlu sisteme denktir.
Bu
nedenle potansiyel odaklama tanımı (Bir akım elektrotu ve bir akım elektrotu
ölçüm noktasından sonsuz mesafede tutulur.) Bu işlem klasik aletlerle elde
edilen kutup-kutup ölçüm dizileriyle sınırlandığı için uygulaması
kolaydır.Verilen akımın kontrolü gerekli değildir.Ölçüm,gerilim elektrotunun
yerini değiştiren çok basit bir şartel mekanizması aracılığıyla sağlanır.
Bu yeni
konfigürasyon IFMPP olarak adlandırılır. (Isotrogic Facused Multipale-Pale)
ve dizinin geometrisini göstermek için aşağıdaki örneklemelerde detaylı bir
formül kullanılır: IFMPP (Nc x Ne)a1ae, Nc çember sayısını (1 yada 2), Ne
her çemberdeki elektrot sayısını (en çok 8), a1iç çemberdeki elektrot
aralığını (iç çemberdeki enjeksiyon elektrotu ve gerilim elektrotları
arasında) ve ae dış çemberdeki elektrot aralığını gösterir.
Merkezi
bir noktanın etrafındaki ölçüm çemberleri için son açık direnç kısmi
ölçümlerin ağırlıklı (unighed) ortalamasıdır.I verilen akım,di (dc)akım
elektrotu ile iç (dış) çember gerilim elektrotu ve iç (dış) çemberdeki
gerilim elektrotu katı (1 th) de ölçülen gerilim de Vk (Vı) dır.Ni ve Ne
sırasıyla iç ve dış çemberdeki elektrot sayısı,Wive We sırasıyla iç ve dış
çemberi etkileyen ağırlıklardır.
TEORİK ÇALIŞMA:
Teorik
bir çalışma moment metoduna dayalı algoritmalı 3-D modeliyle
gerçekleştirilmiştir. (Dabas et al; 1994),örneği sunulan yapılar arkeolojik
hedeflerin ve çevresinin bir örneğini oluştururlar.
Biz,ortak dizilerin verdiği sonuçlar (Wenner,digole-digole,pole-pole)ile
yeni IFMPP konfigürasyonunu kıyaslamayı tercih ettik.Dirençli bir duvar ve
dirençli kare bina üzerindeki ilk seri örneklemeler klasik dizilerle yapılan
yüzeysel veda aramalarında karşılaşılan temel zorlukları göstermek için
yapılmış ilk deney ,gelecek bilimde araştırma sonuçlarıyla kıyaslanacak
bir çalışmayı tekabül eder.Son olarak direnç farklılıkları ile birlikte yada
bunlar olmaksızın üst üste konulan yapıları içeren kompleks bir model
üzerinde tamamlanmış bir çalışma gerçekleştirilmiştir.
DİRENÇLİ DUVAR:
Bu
çalışmanın ilk modeli üç katmanlı zemin içine yerleştirilmiş
(10-uzunlukta,1x1 cross-sect) 0,2 m içinde iletken tabakalı bir çatısı olan
, duvar direnci Ps 500 &m eşit) dirençli bir duvarı içerir.Bu modelin
parametreleri Centre de Reche Géophysiques (Niévre,France) de dirençli bir
duvar bulunan test alanını tanımladığı için seçilmiştir.Bu üç katmanlı
zemin,yüzeysel çok yüzlü toprak (q1=85&m , e1=0,2 m) , dirençli duvarın
yerleştirildiği iletken bir katman (q2=35&m , e2=1,5 m) ve bir kireçtaşı
yatağından oluşur.Hat üzerinde 4 kutbun içerdiği sonuçlar,pole-pole ya da
IFMPP dizilerinin (Şekil-2)verdiği sonuçlardan çok farklıdır,özelliklede 0,5
m elektrot aralığı için Wenner haritasında (a=0,5m)kütlelerin yanlarına
yerleştirilmiş iki extrenayı gözlemleyebiliriz.Dipol-dipol haritalar
üzerinde ayrılıklar (anamali) merkezi dirençli üst nokta ve etrafındaki iki
iletken şeritten oluşur.Bu durumda (dizi duvara dik iken) pole-pole ve
IFMPP’nin verdiği cevaplar benzerdir ama IFMPP dizisinin büyüklüğü (magmitude)
daha yüksektir.IFMPP dizilerinin verdiği yanıtlar simetriye altta yatan
şeklin genel biçimine uyar ve aykırılıkta titreşime yol açmaz.
KARE BİNA:
Şimdide
homojen bir zemine yerleştirilmiş (en=100&m) dört dirençli duvardan (5m
uzunlukta,1x1 cross-section iletken katman içinde (d) bir derinlikte çatısı
olan qe=500&m)çalışmasını inceleyeceğiz.Bu model anizotropi etkilerinin test
edilmesiyle ilgilidir.Yapının üst kısmı iki ayrı dizi ebadıyla (a1=0,5m ve
d3=1m) üç ayrı derinlikte (d1=0,25m,d2=0,5m ve d3=1m) yerleştirilmiştir.Bu
farklı koşullarda (yüzeysel ve derin şekillerde) kullanılan dizilerin
araştırılmasının derinliğini ölçmek mümkün olmuştur.Çok elektrotlu bir dizi
her modelin karesini çok iyi ortaya koyar.(Şekil 3 ve 4) yanıt izotropiktir.Pole-pole
serisi bazı iyi sonuçlar verir ve farklılıklar IFMPP dizisiyle gözlenen
benzer duvarların paralel dalları (diziye paralel) yüksek farlılıklar ortaya
koyar,ama duvar dizisinin ara yönüne dik olduğunda bu farklılıkların çok
bariz olmadığı görülür.Wenner haritası üzerinde örnek alınan yapının
şeklinin göstergesi olmayan iki küçük direnç zirvesi görülür.Dipole-dipole
yanıtı oldukça iyidir ama kütlelerin en üst noktasını derinliği arttıkça
daha az iyi olduğu görülür.En yüksek noktalar (max) , binanın Wenner
dizisinin hattına dik olan parçasına yerleştirilmiş iken Dipole-dipole
dizisini hattına dik olan parçası üzerinde de elektriksel maden
aramalarından alınan sonuçlarındaki bu eş yönsüzlük problemi IFMPP
düzenlemesi kullanılarak çözülür.
Çalışmamızın ikinci bir yönü araştırmanın derinliği ve yanal çözülme
problemiyle ilgilidir.Bu iki nokta elektriksel maden aramalarındaki
dizilerin büyüklüğüyle bağlantılıdır ve genelde araştırmanın derinliği ve
yanal çözülme azalır;ve tam tersine olur.Dizilerin büyüklüğü arttıkça kare
bina üzerinde uygulanan haritadaki kayda değer bir fark görürüz.Daha küçük
dizilerde (a=0,5 m) ve yüzeysel derinliklerdeki (d<0,5 m) yapılarda oluşan
durum daha keskin dış hatları olan haritaların ortaya çıkmasını
sağlarken,daha büyük diziler (a=1 m) ve daha derin yapılar (d>0,3 m) açıkça
tanımlanamayan dış hatları olan aykırılıklar gösterir.Üstelik yüzeysel
yapılarda en yüksek ölçümler hat-içi (in-line) dizi haritaları üzerinde
bulunmaktadır,ama bu değerler yapı üzerinde IFMPP dizisinde olduğu kadar
düzenli dağılım göstermemektedir.Farklı dizilerin büyüklüklerine
göre,yapıların derinliği arttığında en yüksek belirli direnç derinliğinin
pole-pole ve çok elektrotlu odaklı konfigürasyon haritalarında ortaya
çıktığını ve kare yapıların küresel şeklini koruduğunu görürüz.
YÜZEYSEL YIKICI YAPILARIN ETKİSİ:
Tartışılması gereken bir diğer önemli problem ise jeofiziksel görüntünün ve
üst üste konan yapıların,dizilerin farklı geometrileri ile gerçekleştirilen
maden aramaları üzerindeki (arkeolojik)alanlar üzerinde gösterildiği gibi
etkisidir.Yer altı elektriksel maden aramalarında jeofiziksel gürültü yani
küçük yüzeysel elementlerin yol açtığı gürültü ölçümündeki gürültünün ara
bölümünü oluşturur.(normal iklimsel şartlarda ve iyi galvaniç temasta )
teorik çalışmanın bu üçüncü bölümünde kompleks bir model üzerindeki bir dizi
geniş kapsamlı örneklemeler gerçekleştirdik.
Bu
model Pmodim=100& dirençli bir homojen bir zemine yerleştirilmiş iletken ya
da dirençli simetrik yapılı (bir küp:1x1x1 m)ve asimetrik yapılardan (iki
dikey epiped’ler :8x0,5)oluşmaktadır.Daha önce belirtilen problemler 0,5 m
metre derinlikte ortaya çıktığında biz bu ana yapıların çatıların 0,5 m
derinlikte sabit tutumuna karar verdik.Ancak bu durumda elde edilen bütün
sonuçlar daha küçük dizilerin kullanıldığı daha yüzeysel bir duruma
dönüştürülebilir.Bununla birlikte biz ana yapının her kenarı üzerine önce
yapıyla aynı dirençte ve ikinci olarak ta karşıt dirençte (dirençli üzerine
iletken,iletken üzerine dirençli) küçük yüzeysel elementler
ekledik.(0,6x0,6x0,3 m)bu modelin sonuçları 16 haritadan (her dizi
için 4 harita)oluşur.Önceki modellerde gözlenen etkilerin pek çoğu bu
haritalarda doğrulanmıştır.Ancak şimdide ana yakınlığı (anamoly) etkileyen
küçük yüzeysel elementlere bağlı olarak ortaya çıkan etkiyi incelemek
zorundayız.Genelde FMPP konfigürasyonunun diğer dizilere göre daha az
etkilendiği gözlenir.Ayrıca küçük bir iletken element (küçük bir direnç
element) IFMPP haritalarında iletken bir anamoly’e (dirençli bir anamoly’e )
yol açar.Ve böylece bu anamoly ‘iler yapıların direnci ve onların nispi
kontraslarıyla uyum içindedirler.Bu diğer diziler için gerekli
değildir.Özellikle pole-pole haritalar tersine anamoly gösteriler.(Dirençli
elementler için iletken ve iletken elementler için dirençli ) .
Yıkıcı
dirençli elementleri olan iletken bir yapı için bu element etkisi hemen hiç
bulunmaz. Ayrıca yıkıcı elementlerin küp üzerinde ve panelet epided’ler
üzerindeki etkisini kıyaslayabiliriz.Çoğu zaman küpün anamoly’si
karmaşıktır.Ve anamoly’ nin ana kübik yapıdan değen bölümünü tespit etmeleri
zordur .
DAİRESEL BİR GEOMETRİNİN İLGİSİ:
Önceki
sonuçlar bir enjeksiyon elektrotunun etrafındaki ortak merkezli daireler
üzerine konulan elektrotları olan bir geometriden elde edilmiştir. Maden
aramalarında bu geometriyi kullanmanın zor olacağı çok açıktır. Dairesel
geometri elektrotların sert bir aygıtın 16 elektrotlar hareket
ettirebileceği düşünülemez. Bu çalışmayı,klasik dizilerden olduğu gibi
kolaylıkla kullanılabilen daha hafif bir aygıt elde etmek için IFMPP
konfigrasyonunu geometrisini geliştirecek yeni modeller takip etmiştir. Bu
gelişme ölçüm elektrotlarının sayısını azalmayı ve IFMPP dizisinin başlangıç
konfigrasyonunu yani iki ortaklık merkezli daire ile elde edilen yeni
düzenlemelerin sonuçlarının kıyaslamasını kapsar. Bu çalışma ( JACKSON’u
1981 ) çalışmasıyla karşılaştırabiliriz.
Son
modellerde zeminin yüzeysel katmanına ya da daha derin katmanına daha da ya
da fazla etki verebilmek için enjeksiyon elektrotu etrafında farklı
mesafeler de yerleştirilmiş elektron dairelerinin ağırlığını düzenlemeyi
tercih ettik. Yinede ,amaç daha üzerindeki yapının en iyi görüntüsünü elde
etmektedir başlangıç ağırlıklar bütün daireler için aynıdır; ve sonuç
maximum ağırlığın dış daireye etki etmesiyle anadaki elektrotlarının
yerlerini değiştirilmesini gerektirir. Verilen bir dairenin elektrotları son
ölçümde aynı ağırlığa sahiptir.Ağırlıkların değiştirilmesi yapılan dört
çalışmadan birinin , iletken yıkıcı bir elementi dirençli yapının
kullanıldığı çalışmanın , sonuçların zarar görmesine sebep olur.bunun bütün
diziler için en kötü durum olduğunu daha sonra göstereceğiz.Bu zamana rağmen
üçüncü ağırlıkla yani enjeksiyon elektrotu etrafındaki dört ölçüm elektrotu
geometrisiyle elde edilen sonuçların oldukça iyi olduğunu kabul
edebiliriz.Mümkün olduğun da az elektrotlu en hafif aygıtın kullanılması
tercih edilir.Aslında olduğundan az elektrotlu en hafif aygıtın kullanılması
mümkündür. Klasik dizilerin sentetik kıyaslamasını ve IFMPP (1x4)
konfgirasyonu gösterir.Dipole-dipole dizisi diğer dizilere göre daha
önemlidir.Ve homojen ortama genleştirilen ana yapıdan daha yüksek bir
izokontrasit gösterir.
Biz
sadece iki ölçüm elektrotlu daha basit bir dizi kullanmayı denedik. (Şekil 6
h-i)Bu geometri iki anzhegonel pole-pole ölçümleri gerçekleştirilmesini
gerektirir.Bu iki ölçümün ortalaması osotropic değil bununla birlikte
karşılıklılık ilkesi sayesinde gerçekleşmesi çok basit bir işlem ile IFMPP
(1x4) Ölçümünü bu iki pole-pole ölçümünden yeni oluşturmak mümkündür, bu
işlemi arazide deneme bölümünde açıklayacağız.
YÜZEYSEL YIKICI YAPILARININ ETKİSİNİN KLASİK
ARAZİLERDE VE IFMPP (1x4) İLE KARŞILAŞTIRILMASI:
Önceki
sonuçlar IFMPP geometrisinin klasik dizilere kıyasla jeofiziksel gürültüden
daha az etkilendiğini göstermiştir. Bu araştırmanın derinliği kavramının
ikinci bir yönüdür.En iyi dizi,ölçümde daha derin bir yapının ağırlığına,
yüzeysel bir yapının ağırlığı karşısında maximize edendir.Bu bölümde, bir
küpün üzerinde beş farklı (x1=0m,x2=0,5m,x3=1m,x4=2m ve x5=4m) hareket
ettirilen bir küçük kübik yıkıcı element in (0,3m yada ve üst noktası 0,1m
derinlikte) Ölçümü üzerindeki etkiyi daha kesin bir şekilde gözlemekteyiz.
Yaklaşımımız, farklı dizileri olan yapıların hemen üzerindeki direnç
profilini hesaplamayı gerektirir. İki karşıt durumu göz önünde bulundurmakta
birinci iletken elementin (p1=10m)dirençli küp üzerinde(p1=100m ) olması
durumudur (COR durumu iletken, dirençlinin üzerinde)Ve ikincisi dirençli bir
element in (P2=1000m)iletken bir küp üzerinde ve ikincisi
(p2=1000m)Durumudur.(ROC durumu : dirençli,iletkenin üzerinde ) daima küçük
element olmadan ana küp için sağlanan profilin de grafiğini çizmekteyiz.Bu
profil, anamoly’nin şekli ve kontrast bakımın dan bir referans oluşturmaya
imkan verir.Aynı şekilde x5=4m uzaklığındaki yıkıcı element in profili
üzerinde her iki anamoly (sırasıyla daha derin küpe ve daha yüzeysel küpe
bağlı) kolayca fark edilebilir.Kontraslar açıkça değerlendirilip
karşılaştırılabilir.Profillerin bütün durumlar için eğilimleri şekil 10 da
gösterilmiştir.İlk önemli gözlem maxima seviyesinin,genelde hat-içi
(in-dire) dört kutup için IFMPP üzerindeki pole-pole dizisine göre daha
yüksek olduğudur.Yinede önceki maddelerimiz maxima’nın küresel anamoly’nin
göstergesi olmadığını göstermiştir.
Bu
yüzden bunu takip eden çalışmalarda yüzeysel elemente bağlı anamoly’yi ile
daha derin yapıya bağlı anamoly arasındaki izofikontrast üzerinde ve
kutupların farklı konfügrasyonları arasındaki bu izofi kotrastların
kıyaslanmasında ısrar etmekteyiz.Bu ilk izlenimden sonra en kötü durumun COR
olduğunu (direnç üzerinde iletken) söyleyebiliriz.En benzer cevap IFMPP
(1x4) ile elde edilendir.Anamoly’nin maxsimum ya da minumum en fazla
değişkenlik yo1 olmak üzere bu aygıt için hemen hemen sabit kalır.Öte yanda
Wenner,Dipole-dipole ve en kötü durumda pole-pole için;iletkenlik yani
iletken karşılık dirençli kip (COP) durumunda 010’ varmaktadır.
Çok
ilginç bir noktada,COR durumunda iletken karışıklığın etkisinin maxsimum da
büyük bir artışa yol açmasıdır.Aynı şekilde küçük iletken küp
gözleyebiliriz.Bu şekillerde gözlenen sonuçların bir diğer önemi ise küçük
yapılara doğrudan bağlanmış genlik noktasının varlığıdır.Küçük yüzeysel
küpler,ana yapıya bağlı olarak büyüklüğü bazen anamoly’nin yarısına eşit
olan bir anamoly üretirler.(cf-COR durumu,Wenner,dipole-dipole,pole-pole)Bu
sonuçlar IFMPP dizilerinin kullanımı gerekliliğini doğrular.
İLK ARAZİ DENEMELERİ;
Bazı
maden aramalar suni yapılar üzerinde gerçekleştirildiği gibi teorik modeller
sayesinde yapılan ilk gözlemleri geçerli kılmak için Nievre(Fransa)
departmanındaki iki Gollo-Roman yerleşim yerlerinde de gerçekleştirilmiştir.
TEST ALANINDAKİ DİRENÇLİ DUVAR:
İlk
deney suni bir dirençli duvar bulunan bir alanda yapılmıştır.Bu deneme için
sırayla bir Wenner dizisi a=0,5 m , bir dipole-dipole dizisi a=0,5 m ve bir
IFMPP (1x4) a=0,5 m ile elde edilen üç haritayı kıyaslıyoruz.IFMPP dizisi
bir metre uzunlukta iki dallı katı yapıdan oluşur.Küçük elle idare edilen
şartlar mekanizması ölçüm pozisyonunu değiştirmeyi mümkün kılar.İlk önemli
gözlem,jeofiziksel gürültü seviyesinin IFMPP haritasında çok farklı
olmalıdır.Bu konfigürasyon alçak geçit filtresi görevini görür;dizinin
büyüklüğünden daha küçük yüzeysel anamoly’ler reddedilir.Bununla birlikte
duvar anamoly’sinin maxsimumu hat içi dizilerine dikeydir ve basamak gibi
görünürler.
BİR GOLLO-ROMAN BÖLGESİNDE KARE BİR BİNA (FRANSA)
Chempcelee Gollo-Roman bölgesinde ikinci bir araştırma daha yaptık.RETEAM
sistemiyle açık direncin sürekli kaydına imkan veren bir arazi
incelenmiştir.Bu incelemede ilk maden aramada açıkca tanımlanamayan
küçük kare binanın kurulmasına imkan vermiştir.Böylece çok elektrotlu bir
sistem için iyi bir test alanıdır.Bu kare yapı etrafında uzaysal örneklemesi
0,5 m olan detaylı bir araştırma yapılmıştır.IFMPP ve pole-pole dizilerinin
(a=0,5 m)verdiği sonuçlar çok iyidir.Gürültü IFMPP haritasında binanın
duvarları boyunca küçük direnç noktalarının görülebildiği pole-pole
haritasında olduğundan daha azdır.Daha kötü uzaysal örneklerse (dx=dy=1
m)elde edilen haritaları göz önüne aldığımızda (IFMPP) dizisi haritası daha
açıktır.
SONUÇ :
Bu
teorik çalışmanın ilk araştırmalarının sonuçları,çok elektrotlu odaklı
dizilerin kullanılması gereğini (asitropic cevap,incelemenin iyi
derinliği,yüzeysel karışıklıkların etkisini azaltma)göstermektedir.
Bu
yazıda IFMPP (ısotropic Focused Multi pole-pole) adı verilen pole-pole
dizisine dayalı potansiyel odaklama için yeni bir kutup geometrisi öne
sürdük.Bütün teorik çalışma göstermiştir ki akım elektrotu etrafında aynı
uzaklıktaki elektrotların sayısını (4’ten fazla değil)arttırmak gerekli
değildir.Yine de aynı ölçüm noktasında farklı araştırma derinliği sağlamak
için elektrotların ortak merkezli çizgide olduğu durumları göz önünde
bulundurabiliriz.Ama pratik açıdan bu tip ölçünün gerçekleştirilmesi
zordur.Arazideki ilk deneyler oldukça yüzeysel bölgelerde yapılmıştır; bu
yeni geometriyi daha derin arkeolojik bölgelerde test etmek daha faydalı
olacaktır.
Sonuç;olarak bu yeni geometrik ancak veri elde edimi tamamen otomasyona
geçtiğinde değer kazanacaktır.İki sistem düşünülebilir:Birincisi;manuel
(elle) diziyle direnç metreyi bağlayan otomatik bir şartel mekanizması ve
ikincisi;dört ölçünün aynı anda elde edilmesi bu yeni geometriye edilen
yedeğe çekilmiş bir CEB(Conturuous Electrical Profiling) sistemidir.
|
|
|
Çözülmüş Örnek Define İşaretleri :
Define İşaretleri
:
Tümülüs ve Mezar Tipleri
:
Yeraltı Kaya Mezarları :
Eşkıya Belgeleri
|
Define
İşaretleri, Define, Definecilik, Antik Eser, Antik Sikke,
Antik Paralar, Antik Kentler, Hitit Kentleri, Arkeoloji, Sanat
tarihi, Tümülüs Mezar, Yeraltı Kaya Mezarları, Ölü Gömme
Gelenekleri, Define Nedir, Lahit Mezar, Osmanlı Tarihi, Osmanlı
Paraları, Kültür Varlıkları Koruma Kanunu , Antik Ticaret,
Kıymetli Taşlar,
©
www.definegizemi.com 2010 Her hakkı saklıdır.
|
|
 |
|