Mezar seramiklerini tanıyalım.
Mezar yapımından kullanılan kalınlığı en az 3
cm olan pişmiş toprak kalplarıdır.
Defineciyi de meraklandıran konulardan
biridir. Çünkü arazi yüzeyinden kalınlığı 3 cm
ve daha fazla olan kırıklar
gördüğümüzden, bu alanda mezarların
olduğunu ve bir dönem birileri
tarafından kazıldığını öğrenmiş olacağız
arazi yüzey bulguları o kadar önemli ki bu
işin püf noktalarından biridir.
ikinci püf nokta güneş ışınlarının
yatay vurduğu zamanlarda arazi yüzeyi
resimleme işidir. İkisini birleştirdiğimiz
zaman çok şey başarmış olacağız.

Böylesi bir mezar açmak
istemisiniz. içinde tonlarca altın
çıkmaz sade mezar hediyeleri
çıkar.
Bunu ne ile bulursun? dedektör
asla bulamaz, Yüzey araştırma ve yüzey
resimleme yöntemlerini kullanarak
bulabilirsin.
Bunlar kaya çiziği sonucu da
bulunamaz. Her şeyin bir usulü olmalı, bir
kuralı olmalı, ağzı olan konuşursa
işler hayalden yorulmaktan ve bir
hiç uğruna masraf etmekten öteye
gitmez.

aynı alanda açılmış başka bir
mezar daha bunlar roma
dönemine ait.

Buda tarih öncesi bir küp mezar,
ölüler yakılır bunların içine
külleri konurdu yada ölü bir bütün
olarak bu küplere konulurdu.
bunların içindeki külleri bize yıllardır
altın tozu diye anlattılar, Bizde
bir gün merak edip bir madenciden
sormadık altın nedir? nasıl bulunur?
böyle kül haline gelir mi? diye
soru yöneltmedik...
Defineciliği hurafeler, yalanlar hayal-kurgu
düzenekler üzerinden öğrendik ve
öyle kabul ettik.
İnsanlığın en büyük ayıbı
cehalettir.
Aklımız var, elimizde teknolojik
imkanlarımız var, biz halen
körkütük kahvehane muhabbetine
göre davranıyoruz, halen biz kaya
çizikleri ile uğraşıyoruz, halen biz
yaptığımız iş nasıl bir şeydir
bilmiyoruz.
Bir cehalet yığınları gibi...