Ana Sayfa Antik Sikkeler Antik Eserler Antik Kentler Hitit Kentleri Arkeoloji Sanat Tarihi Forum
Define İşaretleri   Define İşaretleri, Definecilik ve Arkeoloji Hakkında - Çözülmüş Örnek Define İşaretleri - Example Treasure Symbol
 

Yılan İşareti

Sarmal (öpüşen  yılan) Bir tıp bilimi sembolüdür.

Yılan  Latince de efsanevi veya  dini bağlamda  kullanılan  bir  simgedir. Aynı zamanda  mitolojik  sembol  olarak  sık  kullanılmıştır.

Yunan mitolojisidir. Yunan mitolojisinde "hekim-tanrı Asklepios"  ikilisinin sembolize eder.

Yani Tanrı ASKLEPİOS'un  sembolüdür.

Sümer mitolojisinde de benzer figürler: Yaşam, ölüm, bilgi ve gizem  anlamlarından karşımıza  çıkıyor.

  Aynı zamanda "Asura rahibi"dir, yani bir "demon"dur; kimi zaman çöreklenmiş bir yılan biçiminde "iki kafası da görünmeyecek bir şekilde başsız ve ayaksız olarak" betimlenir.

Mitolojik  inançlarda  yılanın  kısaca  öyküsü;


  Yılan, hem öldürücü, yok edici, korkunç bir yaratıktır, bir canavardır.  kötülükler yapan, cezalandırılmış olan, yada tanrıların savaştığı ve insanları şerrinden koruduğu bir şeydir, bazen de yer altından çıkıp felakete ve kıyamete neden olur.

Diğer  yanda iyileştirici tedavi edici olarak benimsenen  bir  sembol olmuştur.

Büyücükten tıpa uzanan yolun temsilcisidir.

antik tıp sembolü

Dinlerden  yılanın  öyküsü

Tevrat'ta

Leviathan (Eski Ahit'in türkçe metninde Livyatan olarak geçiyor) Önce Eski Ahit'ten bazı ayetler verelim.

Yeşaya 27.1

O gün RAB Livyatan`ı, o kaçan yılanı, Evet Livyatan`ı, o kıvrıla kıvrıla giden yılanı Acımasız, kocaman, güçlü kılıcıyla cezalandıracak, Denizdeki canavarı öldürecek.

Mezmurlar 70:12-14

Ama geçmişten bu yana kralım sensin, ey Tanrı, Yeryüzünde kurtuluş sağladın.
Gücünle denizi yardın, Canavarların kafasını sularda parçaladın.
Livyatan`ın başlarını ezdin, Çölde yaşayanlara onu yem ettin.


Livyatan mitolojik öykülerden Kutsal Kitaba aktarılmış olduğu için tek tanrıya geçilince hem RAB'bın yarattığı hem de savaşıp, öldürdüğü bir yaratık haline dönüşür, ancak ortaya çıkan çelişki de olduğu gibi bırakılır.

Mezmurlar 104:24-26

Ya RAB, ne çok eserin var! Hepsini bilgece yaptın; Yeryüzü yarattıklarınla dolu.
İşte uçsuz bucaksız denizler, İçinde kaynaşan sayısız canlılar, Büyük küçük yaratıklar.
Orada gemiler dolaşır, İçinde oynaşsın diye yarattığın Livyatan* da orada.

Eyüp'ün hikayesini başka bir yerde anlatmıştım. Orda Eyüp'ün haklı davasını tanrı karşısında nasıl güçlü şekilde savunduğunu ve adeta tanrıdan hesap sorduğunu, buna karşın tanrının hayal kırıcı bir şekilde insanı tatmin etmeyen zayıf bir cevap verdiğini göstermiştim. İşte o metinde RAB Eyüp'e yaptıklarını savunamadığı için ağzını kapatmaya çalışır. Leviathan'ı nasıl öldürdüğünü anlatıp Eyüp'e hava atar. İşte o metinde

İncil'de

İncil'deki ejderha öyküleri "Vahiy" kitabında geçiyor. Bu kitap İncil'in en ilginç kitabı. Aynı zamanda en çok tartışılan ve hakkında çok farklı yorumların yapıldığı bir kitap. Kitabın önsözünde özelliğine ve içeriğine ait epeyce uzun açıklamalar var. İncil'de apokaliptik türde yazılmış tek metin bu kitap. Yani Tanrı'nın insanlık tarihindeki amacını açıklamayı hedef ediniyor. Tanrı insanları niye yaratmış, niye işlerine karışıyor, neyi amaçlıyor, ne istiyor vb. Metin Yuhanna'ya ait ve şöyle başlıyor.

Vahiy, 1:1-3

İsa Mesih`in vahyidir. Tanrı yakın zamanda olması gereken olayları kullarına göstermesi için O`na bu vahyi verdi. O da gönderdiği meleği aracılığıyla bunu kulu Yuhanna`ya iletti.  Yuhanna, Tanrı`nın sözüne ve İsa Mesih`in tanıklığına -gördüğü her şeye- tanıklık etmektedir. Bu peygamberlik sözlerini okuyana, burada yazılanları dinleyip yerine getirene ne mutlu! Çünkü beklenen zaman yakındır.


Metinde epey sayıda ejderha, yılan ve canavar öyküsü var. Bunlardan Kadın ve Ejderha öyküsü bana çok ilginç gelen bir öykü. Bu öykü birbirinden kopuk gibi duran bazı mitolojik öyküleri ve Eski Ahit ile Kuran öykülerini birbirine bağlıyor gibi görünüyor. Önce Kadın ve Ejderha öyküsünün ilk paragrafını aktarayım.

Gökte olağanüstü bir belirti, güneşe sarınmış bir kadın göründü. Ay ayaklarının altındaydı, başında on iki yıldızdan oluşan bir taç vardı. Kadın gebeydi. Doğum sancıları içinde kıvranıyor, feryat ediyordu. Ardından gökte başka bir belirti göründü: Yedi başlı, on boynuzlu, kızıl renkli büyük bir ejderhaydı bu. Yedi başında yedi taç vardı. Kuyruğuyla gökteki yıldızların üçte birini sürükleyip yeryüzüne attı. Sonra doğum yapmak üzere olan kadının önünde durdu; kadın doğurur doğurmaz Ejderha çocuğu yutacaktı. Kadın bir oğul, bütün ulusları demir çomakla güdecek bir erkek çocuk doğurdu. Çocuk hemen alınıp Tanrı`ya, Tanrı`nın tahtına götürüldü.
Kadınsa çöle kaçtı. Orada bin iki yüz altmış gün beslenmesi için Tanrı tarafından hazırlanmış bir yeri vardı.


Bu öykü aslında yaratılış öyküsünün aynısıdır. Ancak biz yaratılış öyküsünü sadece Adem ve Havva'dan ibaret düşündüğümüz zaman bunu anlamamız güçleşiyor. Burada çizilen ejderha, Lilith yani Adem'in ilk karısıdır.

Kuran-ı Kerim'de
 

Haz.Havva'nın  Cennete  kandırılışına  ilişkin  ayetler.

Hicr suresi

28.Hani Rabbin meleklere demişti: "Ben, kuru bir çamurdan, şekillenmiş bir balçıktan bir beşer yaratacağım."
29."Ona bir biçim verdiğimde ve ona Ruhum'dan üfürdüğümde hemen ona secde ederek (yere) kapanın."
30.Böylece meleklerin tümü, topluca secde etti.
31.Ancak İblis, secde edenlerle birlikte olmaktan kaçınıp-dayattı.
32.Ey İblis! Secde edenlerle beraber olmayışının sebebi nedir? dedi.
33.Dedi ki: "Ey İblis, sana ne oluyor, secde edenlerle birlikte olmadın?"
34.Dedi ki: "Öyleyse ondan (cennetten) çık, çünkü sen kovulmuş bulunmaktasın."
35."Ve şüphesiz, din gününe kadar lanet senin üzerinedir."

Böylece  yılanın hem  tarih sel  hem de  dini yönde  azda  olsa  irdeledik.

Yılan  bir  canlı olarak  doğada  zehirli ve  zehirsizleri bulunur, Zehirli Yılan  insanı zehirlemekten  zevk alır. Bu itibarla yılan  üzerine  yazılmış çok  edebi yazıtlar  bulmamız  mümkündür.

Konumuzla  alakalı kısmı mezarlar  veya  hazinelerin  saklanmasından  yılan.

Yukarıdan  gördüğümüz  gibi yılan  aynı zamanda  büyü sembolüdür. Büyü ise  dinimizce  yasaklanmış, uğraşanda  inanda  lanetlenmiştir.

Büyücülük alanında  mantığına  göre  mezarı yada  defineyi koruma  altına  aldıklarını anlatır. Bu inanç koruması ile  mezarın  soyulması önlenmiş, "İşte mezara karışır yada  soyarsanız  buradakiler yılan  olur  sizi öldürür" korkusu mezarı  soyulmasını önlemiştir.  Definecinin anlattığı tılsım ve  büyü ile  yakında  uzaktan  alakası yoktur. Sadece büyücülükte  bir  inanma  şeklidir. tılsımda  aynı şekildedir, Allah'a iman edenler  bu gibi konulara ne  inanır  nede  kalaya  alır.

Doğal  ana  kaya  ve yerde  düz  sal  taşları üzerinde  yılan  figürünü gördüğümüz  an  bunun  bir  mezar  olduğunu, çevresini hemen  araştırıyoruz.

yilan işareti

Yılan  böyle   tartışmasız  olmalı, bir  mezar  taşıdır.

 

Mezarı   çok  iyi anlatan  bir  görüntü, Gerçekten  tartışmasız  ve net... Mezar  taşın  önünde  yada  altında...

Bu görüntüde  aynı, mezar resme  göre istavrozun  olduğu yönde

fosildir.

fosil yada  kayanın  yapısı  itibariyle  doğaldır.

Her yılan  figürü  mezar  değildir. çevre  araştırması iyi yapılmalıdır.

 

A.Vecdi ÇOBAN

 

 

 

Çözülmüş Örnek Define İşaretleri   :       Define İşaretleri      :     Tümülüs ve  Mezar Tipleri     :     Yeraltı Kaya Mezarları   :     Eşkıya Belgeleri

 Define İşaretleri, Define,  Definecilik, Antik Eser, Antik Sikke, Antik Paralar, Antik Kentler, Hitit Kentleri, Arkeoloji, Sanat tarihi, Tümülüs Mezar, Yeraltı Kaya Mezarları, Ölü Gömme Gelenekleri, Define Nedir, Lahit Mezar, Osmanlı Tarihi, Osmanlı Paraları, Kültür Varlıkları Koruma Kanunu , Antik Ticaret, Kıymetli Taşlar, 

©    www.definegizemi.com  2010 Her hakkı  saklıdır.