Balıkesir Adının Menşei
Balıkesir, Ege ve Marmara Denizlerine kıyıları olduğu için tarihi, en eski
yerleşim bölgelerini kapsayan Arkaik Çağının M.Ö. 3000 yılına dek uzanır. Bu
bölgenin Antik Çağdaki adı Mysia'dır. İlin, adını nereden aldığı hakkında
değişik rivayetler vardır. Bir rivayette Paleo Kastro (Eski Hisar), bir başka
söylentiye göre Bal-ı Kesr (Balı çok), bir başka rivayette ise Pers Devlet adamı
Balı-Kisra'nın adından, veya Balak-Hisar veya Balık-Hisar'dan geldiği söylenir.
Antik Çağda Mysia adını alan bu bölgede Edremit (Adramytteinen) ilçesinin
Altınoluk bucağında Antandros, Erdek (Ertaka) (Belkıs-Kyzikos), Bandırma (Pandermit)
adlı önemli antik yerleşim sahaları vardır.
Balıkesir dolaylarında ilk defa adı geçen şehir Agiros (Achiraus)’dur. Daha
sonraları İmparator Hadrianus burada bir şato yaptırmış, Paleo diye şöhret
kazandırmıştır. Sonradan burada kurulan şehre, bu isimden bozma olarak
“Balıkesir” dendiği bir çok tarihçilerce kabul edilir.
Bir söylentiye göre de bu havalinin bal’ı kesir(çok) olduğundan burada kurulan
şehre “Balı-kesir” denmiştir.
Balıkesir adının, bölgeyi zapteden İranlı Devlet adamlarından Balı- Kisra’nın
adından geldiği veya Polikayseros’ dan bozma olduğunu söyleyenler de vardır.
Bazı tarih ve coğrafya kitaplarında Balıkesir’in yerinde “Balak Hisar” veya
“Balık Hisar” yazılır. Türklerin Orta Asya’nın bir hatırası olarak, burada
kurulan şehre Balık Hisar (Hisar Şehri) demiş olmaları akla gelebilir Fakat bunu
ispat etmek mümkün değildir.
İbni Batuta ve diğer arap kaynaklarına göre , Balıkesir şehri Karesi Bey
tarafından kuruldu.
Karesi Vilayeti, 2.Meşrutiyetin ilanına müteakip, müstakil mutasarrıflık haline
getirildi. 1923 yılında, bir kanunla Karesi deyimi kaldırılarak “Balıkesir” sözü
aynı zamanda Vilayetin de adı oldu.
Balikesir İlinin Tarihçesi
Balıkesir çevresinde bulunan pek çok höyük, iskan edilmiş
mağara ve düz yerleşim yerinde yapılan araştırmalarda ele gecen bulgular,
buralarda bilinmeyen çok eski zamanlardan Milattan Önce 8000-3000 yılları
arasında yerleşilmiş olduğunu ortaya koymaktadır.
Bu arada Yortan Mezarlığı'nda yapılan çalışmalar, burada bir
mezar kültü olduğunu ortaya çıkarmıştır.
Hitit metinlerinde ASSUVA diye anılan Batı Anadolu'nun bu
bölgesi Antik çağda MYSIA diye anılmakta idi.
M.Ö. 3000-1200 yılları arasında bu bölgede farklı diller
konuşan Pelasg ve Leleg kolonileri kurulmuştur.
4. Truva döneminde (M.O. 1800-1250) Antik çağda İda diye
anılan Kazdağlan eteklerinde geçen efsanevi Truva savaşları bölge halkını da
derinden etkilemişti.
Homeros'un Odeseus'unda anlatılan Argonotlar Arteka (Erdek)
ve Kyzikos'a bu dönemde geldiler.
M.Ö. 1200'de Anadolu'nun batısındaki halkların başlattığı
"Deniz Kavimleri Göçü" önlerine gelen her şeyi yakıp yıkarak ilerlerken ancak
M.O. 1190'da Mısır önlerinde durdurulabildiler. Geri dönenler Anadolu ve
Suriye'de boş buldukları yerlere yerleştiler. Bu tarihten sonra Hitit krallığı
ile ilgili bilgiler tamamen kesilmektedir.
M.Ö. 790 Miletoslu göçmenler, Kyzikos ve Prokonnes'te
koloniler kurdu.
M.Ö. 680-Kyzikos'a büyük bir Miletos göçmen grubu daha geldi.
Kyzikos'un "Altın çağı" başladı.
M.Ö. 600'lerden itibaren Mysia bölgesi de Pers imparatorluğu
etkisi altına girdi. Batı bölgesi Satraplık merkezi Daskyleion (Ergili Köyü)
idi.
M.Ö. 546-547'de Persler Atina tarafını tutan bütün
Adramytion'luları öldürttü.
M.Ö. 500'de Persler'e karşı yapılan lonia ayaklanmasına bölge
kentleri de katıldı. 494'te isyan bastırıldıktan sonra Mysia' da bulunan kentler
de cezalandırıldı.
M.Ö. 480'de Pers İmparatoru Kserkses Yunanistan üzerine
sefere çıkarken Mysia bölgesinden geçti (Marathon Savaşı).
M.Ö. 478-477 Mysia kıyılarındaki şehir devletleri de
Attika-Delos deniz birliğine katıldılar.
M.Ö. 410 Kyzikos'u saran Persler'e karşı yardıma gelen
Atinalı Alkibiades Bandırma Körfezi'nde yaptığı deniz savasını kazandı.
M.Ö. 334- Makedonya'lı Büyük İskender Çanakkale Boğazından
Anadolu'ya geçti. Biga yakınlarında Granikos çayı 3. Dareios'un Pers ordusunu
yendi. Bölge Persler'den temizlendi.
M.Ö. 323- İskender'in BabiI'de olumu üzerine generalleri
arasında çıkan savaşlardan sonra Mysia bölgesi Seleukos'lara bağlandı.
M.Ö. 238-263'te Bergama hakimi olan Flatairos döneminde bölge
Bergama yönetimi altına girdi.
M.Ö. 133-Bergama kralı Attalos 3.Filometor'un vasiyeti
üzerine bölge Roma hakimiyetine geçti.
M.Ö. 88-Adramytion hakimi Diador Font Kralı Mithridates'in
tarafını tutarak çevrede bulunan Latince konuşan binlerce insanı öldürttü. Sonra
da Romalıların intikamından korkarak intihar etti.
Roma İmparatorluğu'nun ikiye bölünmesinden sonra (M.S. 395)
buraları da merkezi Bizans olan Doğu Roma yönetiminde kaldı. Bu devirde
Balıkesir ve çevresi Bizans eyalet sistemi içinde OBSIKION Theması teşkilatı
içinde kaldı. Körfez bölgesi bu thema içinde Noecastron Theması 'na bağlı idi.
M.S. 670-İstanbul'u kuşatmaya gelen Arap ordusu Kyzikos'u ele
geçirerek yedi yıl burada kaldılar.
718-ikinci defa İstanbul'u kuşatmaya gelen Araplar Bergama ve
Edremit bölgesini yağmaladılar.
1071-Malazgirt zaferiyle Anadolu kapıları Türklere bir daha
kapanmamak üzere açıldı.
1080-Süleyman Şah Kyzikos'u ele geçirdi.
1081-Ulubat gölü kıyısında bir Bizans ordusu yok edildi.
Kyzikos ve Poimanenon (Manyas) Türklerin elinde kaldı.
1085-Süleyman Şah doğuda savaşırken emirlerinden İlhan Bey
kısa süre önce ellerinden çıkmış olan Kyzikos, Apollonia, Poimanenon ve Edincik
dolaylarını geri aldı.
1086-Vezir Ebu Kasım, Süleyman Şah'ın ölümü üzerine ayaklanan
bazı emirleri bastırıp birleştirdi. Kyzikos'u üs edinerek yaptırdığı gemiler ile
Sakız adasına kadar akınlar yaptı. Türkmen savaşçılar ilk kez denizcilikle
uğraşmaya başladılar.
1090-Bizans imparatoru 1. Aleksios Komnenos Mysia'da yurt
tutmaya çalışan Türkmenler üzerine kumandan Eufuryanis Alexander'i yolladı.
Apollonia'yi kuşatan Bizanslılar kanlı savaşlardan sonra kale kumandanı İlhan'ı
iç; kaleye sığınmak zorunda bıraktılar. Olayı duyan Türkmenler imdada gelince
Bizanslılar çekildiler. Gol kıyısında büyük zayiat verdiler. Ertesi sene daha
iyi hazırlanan bir Bizans ordusu bu kere önce Kyzikos'u aldı, sonra bir baskınla
Opollonia'yı da ele geçirerek kaledekilerle birlikte kumandanı da esir ettiler.
1092-Vezir Ebu Kasım'ın kardeşi İlgazi İznik'te baş
kaldırınca 1. Kılıçaslan onu yendi ve burayı başkent yaptı. Sonra Marmara
kıyılarını ve Edremit Körfezi'ne kadar olan yerleri fethetti. Buradan adalara ve
Midilli'ye akınlara başladı. Aynı yıl İzmir Emiri Çaka Bey de Edremit'ten
Abydos'a kadar olan kıyıları zaptetti. Selçuklular Oğuzların Kınık boyundan,
Çaka Bey Çavuldur boyundan Kılıçaslan Emir Çaka'nın kızı ile evli idi. 1093'te
Bizanslıların entrikaları sonunda Kılıçaslan Çaka Bey 'i öldürdü.
1099'da Anadolu'ya doluşan Haçlılar, Marmara sahillerinde
bulunan bütün Türkmenleri katlettiler.
Haçlı fırtınası geçtikten sonra Oğuz boyları Marmara
bölgesine gene dolmaya
başladılar. 1110 yılında Mysia'daki Bizans kentleri Türk
akınlarına karşı tahkim ettirildi.
1113-Türkler Apollonia'yi gene ele geçirdiler. Türklerin
Kyzikos'a doğru yürümesi üzerine kent valisi burayı boşaltarak Bizans'a kaçtı.
1115-Çok takviyeli bir Bizans ordusu ani bir baskınla
Kyzikos'u ele geçirdi. Buralara yerleşmeye çalışan Türkleri kovdular.
1175-Eskişehir ovasında toplanan yüzbin çadır Türkmen
Denizli, Bergama, Karia, Mysia ve Edremit bölgelerine dağıldılar.
1206'dan itibaren Türkmen savaşçıları UÇ'lardan hareketle
Edremit ve Mysia'daki Bizans kentlerine sürekli akınlara başladılar.
1237-Selçuklu Sultanı Gıyaseddin 2. Keyhüsrev Uç'ları teftiş
için Edremit ve Mysia'ya da geldi.
1242'den itibaren Moğollar Selçuklu devletinin bütün idari
işlerine karıştığı gibi devletin başına sultan atayabiliyor, devleti bir iki
hatta üç sultanla yönetimi altında tutabiliyordu.
1280'li yılların sonlarına doğru başlarında Danişmend Gazi
soyundan olduğu için büyük saygı gören Karasi Bey'in olduğu büyük bir Türkmen
grubu yanlarında Anadolu Batı Ucu Ulu Bey'in olan Germiyanoğlu Yakup Bey ile
beraber Mysia topraklarına girdiler; Kyzikos ve Bigados dışında bölgeyi
fethettiler.
Mysia'nın Marmara ve Ege kıyılarını ele geçiren Karasi Bey
"Emir ül Savahil" oldu.
1301-1302-Toprakları savunamayan Bizanslılar paralı asker
olarak kiraladıkları adamları Karasili Türkmenler üzerine yolladılar. Çok azı
kurtulabildi.
1304 Ocak ayının ilk günlerinde Bizanslılar tarafından
kiralanarak Kyzikos'a gönderilen paralı askerleri Edincik taraflarında yurt
tutmaya çalışan bir Türk boyunu katlettiler. Bizans'ın Anadolu'nun batısındaki
son kalesi olan Alaşehir'i kuşatmış olan Sultan Mesud'un üzerine yürüdüler.
Geçtikleri her yeri yakıp yıkarak bir yıl sonra Anadolu'yu terk ettiler.
1306-Saru Saltuk Baba'nın gaze yolunda Dobruca'da ölmesi
üzerine ona bağlı olan Türkmenlerden bir grup Ece Halil önderliğinde Trakya
üzerinden geçerek Karasi topraklarına geçtiler. Kazdağları bölgesine
yerleştirildiler.
Bu tarihlerden itibaren çok güçlenen Karasi Donanması
çevredeki diğer Türkmen Beyliklerinin savaşçılarının da katılımıyla adalara ve
Yunanistan'a pek çok akınlar yaptılar.
1333-Seyyah İbn Batuda Karasi Eli'ni dolaştı.
1334-Çok güçlü bir Haçlı donanması Edremit Körfezi'nde Karasi
donanmasını yendi.
1336(37)-0smanıi Sultanı Orhan Gazi Edremit yöresi dışındaki
Karasi topraklarını ülkesine kattı.
1354-Osmanlı ve Karasi askerleri Şehzade Süleyman Paşa
kumandasında Rumeli'ne geçtiler. Rumeli’nin açılması üzerine Karasi Eli'nde
bulunan Türk oymakları da buraya geçirildi.
1402-Ankara Savaşı'nda Yıldırım Beyazıt Ordusu içinde Şehzade
Emir Süleyman'ın grubu içinde Karasi Askerleri Gazi İne Bey Subaşı kumandasında
dövüştüler.
1403-Yıldırım Bayazıt'ın oğulları Musa ve İsa Çelebi' ler
arasındaki taht kavgalarında Gazi İne Bey Subaşı şehit oldu.
1428- Hacı Bayram Veli Şeyh Lütfullah ile birlikte
Balıkesir'e geldi.
1452-53-Boğazkesen Hisarı'nın yapılmasından sonra İstanbul,
İsfendiyaroğlu İsmail Bey'in ordusu ve Akçaylı oğlu Mehmet Bey komutasında
Karesi birlikleri tarafından fetih ordusu gelinceye kadar abluka altına alındı.
1461-İstanbul fatihlerinden Zağnos Mehmet Paşa vefat etti.
Çalışkan bilgili, tedbirli, hayırsever ve devlete sadakatle bağlı bir vezirdi.
1502'de kuraklığa bağlı bir kıtlık ve 1525'te çekirge
felaketi halkı perişan etti.
1500'lu yılların ilk yarısında medrese öğrencilerinin (suhteler)
ayaklanması pek çok karışıklıklar çıkardı. Karışıklıklar uzun yıllar devam etti.
1577'de bir deprem şehri harap etti. Pek çok ev yıkıldı.
1592'de Kalenderoğlu, 1624'te Kazdağı Türkmenlerinden
Cennetkarıoğlu isyanları,
1632'de İlyas Paşa'nın ve 1780'de Kanlı oğlu HaliI Ağa'nın
meydana getirdiği olaylar halkın huzurunu bozdu.
1821'de Yunan isyanı ile birlikte ayaklanan Ayvalık Rumları
Davasoğlu HaliI Bey önderliğinde Kepsut Çepnileri tarafından bastırıldı.
1853-56 Kırım Harbi sonrasında Kırım'dan ve 1859'da Şeyh
Şamil'in Ruslara teslim olmasından sonra Kafkasya'dan büyük çapta göçlerle
gelenler çevreye yerleştirildi.
1862-64 Hüdavendigar Vilayeti valisi Ahmet Vefik Paşa Karasi
Eli'nde konar göçer yaşayan Yörükleri zorla iskana tabi tuttu.
1877-78 Osmanlı-Rus Savaşı (93 Muharebesi) sonunda çok büyük
ve felaketli bir muhacceret hareketiyle Rumeli'den gelenler iskan edildiler. Pek
çok yeni köyler kuruldu.
1880-Karasi Ziraat Cemiyeti kuruldu.
1881-1888 yılları arasında Balıkesir "Karasi Vilayeti" adıyla
müstakil bir vilayet oldu.
1885-Balıkesir Lisesi "Karasi İdadi Sultani" adi ile açıldı.
1886-Balıkesir'de Karasi Vilayet Matbaası kuruldu ve "Karasi"
gazetesi yayımlanmaya başlandı. (1886-1888) (ilk sayı 5 Mart 1886'da
yayımlandı).
1897-Büyük Balıkesir depremi ile şehir adeta yerle bir oldu.
Mutasarrıf Ömer Ali Bey'in gayretiyle Balıkesir adeta yeniden kuruldu. Hilal-i
Ahmer Cemiyeti (Kızılay) faaliyete başladı.
1908-Balya-Karaaydın Maden Kumpanyası'na karşı Türkiye'de ilk
işçi grevi yapıldı.
15 Haziran 1909- Karasi, Hüdavendigar vilayetinden ayrılarak
müstakil sancak oldu.
1912-Rumeli'den gelen büyük bir muhacir grubu iskan
ettirildi. Gelenlerin büyük bir kısmi Kalaçina Boşnaklarıydı.
1913-Bandırma-Balıkesir-Soma Demiryolu Hattı açıldı. Donanma
Cemiyeti teşkil edildi.
Memleket Hastanesi kuruldu. 13 Şubat 1913'de Okuma Yurdu
açıldı.
14 Nisan 1914-Karasi Gazetesi Çantayzade Basri Bey tarafından
yeniden çıkarılmaya başlandı. 1914-(12 Haziran 1914) Enver Pasa ve iki gün sonra
da Talat Paşa Balıkesir'e geldi. Temmuz 1914-Balıkesir "İzcilik Teşkilatı"
kuruldu. "Keşşaf Taburları" çalışmalara başladı.
Kepsut Çiftlik (Ziraat) Mektebi kuruldu. Köylerde tifüs
salgını görüldü. 18 Eylül 1914 Balıkesir Müdafa-yı Milliye Cemiyeti kuruldu.
14 Kasım 1914 Cihad'i Ekber ilan edildi. Seferberlik başladı.
Balıkesir'de gençlik örgütlenmeleri hız kazandı. Kısa zamanda Göç, Genç Ginç ve
Gürbüz dernekleri kurularak gençler harbe hazırlanmaya başlandı. Kızıl çekirge
felaketi ürünleri tahrip etti.
25 Mayıs 1915-Balıkesir hapishanesinden 261 mahkum af
edilerek harbe gönderildi.
Haziran 1915-Balıkesir Tiyatrosu binası bitirildi. İlk oyun
Temmuzda gösterildi. Bu aydan itibaren Çanakkale'den gelen yaralılar için
Balıkesir ovasında binlerce çadırlık Harp hastanesi (Mecruhin Hastanesi)
kuruldu. Ayrıca, Erdek, Bandırma, Gönen, Susurluk, Balya'da da Harp Hastaneleri
açıldı.
1916-Çekirge felaketi devam ediyor. Kıtlık köyleri kasıp
kavuruyor.
15 Ocak 1917 Balıkesir’de İtibarı-ı Milli Bankası hisseleri
büyük ölçüde satıldı.
16 Mart 1917 Balıkesir Talim-i Musiki-i Osmani Cemiyeti
kuruldu.
5 Mart 1917 Et'am-i Fukara Cemiyeti muhacirlere ve fakirlere
yemek dağıtımına başladı ( 31 Mart 1917 günü dağıtılan yemek 3286 kişilikti).
17 Ekim 1918- Çantayzade Basri Bey mütareke yıllarının
karanlıklarını delen basının güçlü sesi "SES" gazetesini çıkarmaya başladı.
15 Mayıs 1919 Yunanlılar İzmir'e asker çıkardı.
16 Mayıs 1919 Okuma Yurdu toplantısında Balıkesirliler
düşmanla silahlı mücadele kararı aldılar.